Gelenek-Görenek-

MAHALLİ OYUNLAR

Grup oyunları oynanmayıp, ferdi oyunlar oynanmaktadır. Yörenin en meşhur oyunu teke zortlatmasıdır. Yayla yolları, çiftetelli ve kırmızı gül oyunları ile Muğla ve Ege yöresinin zeybek oyunları oynanır. Son yıllarda Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan Teke Yöresi Halk oyunları kursu ile yöresel oyunlar halkımıza dahada iyi öğretilmektedir. Ayrıca KUMTAD Kumluca Kültür, Turizm, Tanıtma ve Dayanışma Derneğinin Halkoyunları ekipleri vardır.

DEVE GÜREŞİ

Halk deve güreşini çok sever.Her kış birkaç sefer deve güreşleri tertiplenir. Bu güreşlere kadın, erkek ve çocuklar gelerek eğlenirler. Bu Güreşlerde Kumlucanın dışında Kale (Demre) İlçesi ve Aydın-Denizli İllerinden Develer gelir.

GELENEKSEL DÜĞÜN TÖRENLERİ

İlçemizde evlenme olayı şöyle gerçekleşir:önce oğlan tarafından bir kişi kız tarafından bir kişi ile kızın babasına dünür olarak geleceklerine dair haber gönderir. Perşembe akşamı evlenecek oğlanın babası,annesi varsa amcası,dedesi,ninesi birlikte kız evine giderler. Bir iki saatlik sohbetten sonra asıl konuya geçilir.Oğlan tarafının en yaşlısı “Allah’ın emri,Peygamberin kavli ile kızınız …………….’i oğlumuz ……………..’a layık gördük,siz de layık görüyorsanız evlendirmek istiyoruz” diyerek kız tarafının en yaşlısından kızı ister.Genellikle gönüllü de olsalar kızı hemen vermezler. “Onbeş gün düşünelim,Allah çiftlediyse bu iş olur.” derler.Onbeş gün sonra tekrar gidildiğinde gönülleri varsa kızı verirler. Başka bir gün sonra perşembe akşamı da düğün tarihi ve gelin adayına neler takılacağı konuşulur. Düğün Hazırlıkları bir hafta önceden başlar.Bu hazırlık-ların bazıları şunlardır. Köyün Gençleri Düğünde kullanmak için Dağdan odun toplarlar. Keşkeklik Buğday hazırlanır.Ekmeklik un için değirmene gidilir.v.s. Düğün oğlan evinde Salı günü veya Cuma günü başlar. Oğlan evinde yapılan bu törene oğlan kınası denir. Aynı gün öğleyin “kendirlik” denilen törenle kız evine gidilir, kızın çeyiz olarak hazırladığı eşyalar alınır ve oğlanın evine serilir. Bu törende gençler de kız evinden aldıkları ve özel olarak kız tarafından bu gün için hazırlanmış yastığı alarak “yastık yarışı” denilen koşu yarışına başlarlar. Koşuda öne geçen yastığı alır ve oğlan evine kim önce yastığı getirerek oğlana verirse oğlandan bahşişini alır. Aynı törende oğlanın kıza takacağı takılarla elbiselerde kıza gönderilir. Çarşamba veya cumartesi günü ise kız evinde kız kınası denilen tören düzenlenir. Akşam eğlenirken kıza kına yakılır. Köyün diğer genç kızlar da gelin adayının çevresinde oynayarak maniler söylerler.

İlçemiz Adrasan Köyünde bir düğün esnasında aşağıdaki maniler derlenmiştir:

Kaynanaların kötülenerek gelin adayına evlenince kaynanası ile geçimsizlik olabileceği ima ettirilerek onu bu konuda düşündürmek için söylenmiş bir mani……..

  • Irafa tabak koydum
  • İçine kepek koydum
  • Kaynanamın adını 
  • Kudurmuş köpek koydum

Kumluca’nın kızlarını kötüleyerek  Adrasan’ın kızlarının tercih edilmesini isteyen bir Adrasan  Köy’ü manisi…

  • Buzdolaptan buz almak 
  • Kumlucadan kız almak
  • Kumluca’nın kızları
  • Dokuz kocadan kalmak.

Kaynanayı kötüleyen maniler…

  • Kaynanayı napmalı
  • Kaynar kazana atmalı
  • Yandım gelin dedikçe
  • Altına odun sokmalı
    • Kaynanayı napmalı
    • Dama kürek yapmalı 
    •  Dama kürek olmazsa 
    • Hana direk yapmalı.

Yine bu tören sırasında oğlan ve kızın anne-baba ve akrabaları gelin adayına para veya bilezik kolye gibi hediyeler verirler.Bu yeni kurulacak yuvaya akrabaların bir katkısı anlamına gelmektedir. Perşembe veya pazar günü ise “gelin alma” töreni ile düğün sona erer. Gelinin yeni evine girişi de özel bir törenledir.Gelin evine girmeden önce kurban kesilir, kapının önüne köylülerin ekmek pişirdikleri saç konur.Sacın üstüne içi su dolu bir ibrik konur. Gelin adayının gireceği kapıya bir de ince ip bağlanır.Gelin önce sacın üstündeki ibriğe bir tekme vurarak suyu döker. Sonra eline verilen keser ile kapının yan tarafına bir çivi çakar. İşaret parmağına kaynanası tarafından sürülen tereyağını kapının üst pervazına sürer. Sonra da ipi kırar içeriye girer. Gelini getiren atın sahibine bahşiş verilir ve at taş atarak kovalanır.Bunun anlamı atın bu eve bir daha gelin getirmemesi dileğidir. Eğer gelin, karısı ölmüş bir damat ile evleniyorsa eve pencereden girer.Bunun da anlamı yeni gelinin de aynı kapıdan girmesi ona da ölüm getireceğine inanılmasıdır. Erkekde eve girerken arkadaşları tarafından çeşitli şakalarla dövülerek eve girer. Düğünlerde seyirlik oyun olarak “Arap Oyunu” denilen ve halkı eğlendiren oyunlar oynanmaktadır. Bu oyunda,erkeklerin kılıklarını değiştirerek kız ve arap ile efe rollerini paylaşarak oynadıkları çeşitli olaylarla halkı eğlendirdirirler. Ayrıca Teke Yöresine has Topal oyunu oynanır. Gelin Bir başka köye gidiyorsa Köyün gençleri Oğlan tarafından Ergenlik adı verilen bir bahşişi almadan Gelini evin kapısından çıkarmazlar. Bu bahşiş düğündeki çalışmaları karşılığı ve gelinin bir köydeki gençler yerine bir başka köye gitmesi karşılığı alınır ve köyün gençleri bu bahşiş ile topluca eğlenir.Günümüz düğünleri ise düğün salonlarında bir akşam kadın erkek karışık eğlence şeklinde olmakta ertesi günü gelin alması yapılmaktadır. Yukarıda anlatılan düğünlerin benzerleri dağ köylerinde halen yaşatılmaktadır.

KUMLUCA’DA DERLENMİŞ TÜRKÜ, MANİ VE EFSANELER:

Kumluca Çavuş Köyünde şöyle bir gelenek vardır: Akşamları, daha ziyade uzun kış gecelerinde bir evde komşular toplanır. Bu toplantılarda çeşitli uğurlar tutularak içi su dolu ve üzerine gül ve yaprak atılmış, üzeri tülbentle kapatılmış bir kabın içine toplantıya katılanların tesbih,küpe,yüzük gibi eşyalarının da atılması ile birlikte çektirilmesi söylenilen mani ile çocuğun çektiği eşya arasında ilişki kurularak yorumlar yapılması gibi olaylar yer alır.Mani’ye köyde “Mantuvar”(Mani var) denilmektedir. Bundan dolayı bu toplantılara da “Mantuvar toplantısı” denilir. Bu toplantılarda söylenilen manilerde daha çok izdivaç meseleleri yer alır. Çünkü toplantıya köyün evlenme çağındaki kız ve erkekleri katılmışlardır.Bunlar arasında uğurlar tutularak kimin ne düşündüğü çıkarılmaya çalışılır.Toplantıya şu mani ile başlanır:

  • Mantuvarım var olsun 
  • İçi dolu gül olsun 
  • Gelen gelsin
  • Gelmeyenin gözü kör olsun

Mantuvar toplantılarında söylenilen ve Kumluca’nın Çavuş(Adrasan) Köyünde derlenen manilerden örnekler:

  • Karanfili kavurdum
  • Tepeye çıktım savurdum  
  • …………………. 
  • …………………. 
    • Hey kargalar, kargalar     
    • Kız göbeğini ırgalar
    • Altın beşik dururken 
    • Gümüş beşiği kim ırgalar
  • Sarı kavun dilimi
  • Yollan benim gülümü
  • Ağustosa kalırsa
  • Kimler kaldırır ölümü

BİLMECE:

  • Dağdan gelir dak gibi
  • Kolları budak gibi 
  • Eğilir bir su içer
  • Bağırır oğlak gibi
  • (kağnı) 

Ayrıca evlenme çağındaki genç kızların ve erkeklerin söyledikleri manilerdende şunlar derlenmiştir:

  • Aydoğar elek gibi
  • Gün doğar melek gibi
  • Adrasanın kızları
  • Turfanda kelek gibi
    • Masa üstünde yılan
    • Yılan boynuma dolan
    • İşaretten anlamaz
    • Öküz kafalı oğlan  
  • Gemi gelir yaklaşır
  • İçi dolu çamaşır
  • Adrasanın kızları
  • Koca diye ağlaşır
    • Deniz altı kum altı
    • Balık suyu bulattı
    • Gel sevdiğim kaçalım
    • Yaşımız tam onaltı  
  • Masa üstünde bıçak
  • Bıçak’ın sapından tutulacak
  • Anne haberin olsun
  • Abim kız kaçıracak
    • Ak üzüm parmak gibi
    • Benim yarim kaymak gibi
    • Seni benden ayıran
    • Yıkılsın kavak gibi
  • Merdivenim kırk ayak
  • Kırkına vurdum dayak
  • Yarim geliyor diye
  • İniverdim yalınayak

MAHALLİ YEMEKLER VE SOFRA ADABI:

Kış günlerinde buğday,mısır,nohut ve fasulyeden yapılan kölle ile yine mısır unundan yapılan arabaşı,Genellikle düğün ve toplu yemeklerde buğdaydan yapılan keşkek ve yayla kesimlerinde yapılan höşmerim yemekleri meşhurdur. Bu yemekleri bilhassa sülalede en yaşlı ailenin evinde yaparlar. Diğer akrabalar o eve davet edilir. Bu toplantılarda sohbetler edilir, zekir oyunları oynanır, böylece akrabalar arasındaki sevgi saygı bağları kuvvetlenmiş olur. Sofra kurulunca yemeğe önce büyüklerin başlaması adettendir.Arife ve Kandil günleri yine bir aile büyüğünün evinde topluca yemek yenir. Kurban bayramında Kurban kesildikten sonra dağlık olan köylerimizde mahellenin bir yerinde topluca herkesin katılımı ile diğer mahallelerden gelen misafirlerle birlikte kurban eti yenir.

İLÇENİN MİLLİ ÖRF VE ADET, GELENEK VE GÖRENEKLERİ:

Köylerimizde bayram günlerinde şöyle bir adet vardır:

Bayram namazından çıkıldıktan sonra halk ve köyün çocukları köy meydanında toplanırlar.Meydanın ortasında bir kilim serilir.Kilimin üstünde herkes birer ikişer kilo şeker döker. Köyün imamı bir dua okuyarak çocuklara elindeki çubukla bir işaret verir. Bu işareti alan çocuklar hemen kilimin çevresinde halka halinde toplanarak şekerlerden yemeğe başlarlar. Bundan sonra topluca evler gezilir, bayramlaşılır,ihtiyarların hatırı sorulur. Daha önce köyde,köylüler arasında bir takım kırgınlıklar olmuşsa muhtar, ihtiyar heyeti ve diğer büyükler tarafından barıştırılır. Bayramda köyde hiç küs kimse kalmaz.Kumluca’nın bilhassa Erentepe, İncircik, Karacaören, Kuzca gibi dağ köylerinde ise Ekin ekme ve biçme imece usulü yapılır. Köylüler toplanarak hep birlikte çalışırlar. Kimin ekini Ekiliyor veya biçiliyorsa,o köylü tarafından bir oğlak kesilerek öğleyin yenilir. Bir davulca ile bir zurnacı da çaldıkları müzikle çalışanları eğlendirirler. Ova köylerinde ise geniş çapta imece olmamasına rağmen, seralara plastik örtüleri örtülürken yardımlaşılır.

MAHALLİ KIYAFETLER:

Eskiden erkekler “çakşır” denilen şalvarları, kadınlar da daha ziyade düğünlerde “üç etek”  denilen uzun etekliye belden kuşaklı bir elbise giyerler. Erkekler çakşırların üstüne (belden yukarı) çizgili gömlek ve bele işlemeli, beyaz kuşak kuşanırlardı.Bugün bu yöresel elbiseler giyilmez olmuş,fakat kadınlar hala sandıklarında üç eteklerini saklamaktadırlar.

MAHALLİ EL SANATLARI:

İlçemizin bilhassa Erentepe,Karacaören ve Kuzca köylerinde çul,çuval (gireniz çuval= Döşemealtı halılarındakine benzer motifleri vardır.), ihram denilen örtüler dokunurdu. Seracılığın yaygınlaşması ve gelirinin daha fazla olması nedeni ile bu mahalli el sanatları terkedilmeğe başlamıştır.

Yine Kuzca köyünde de tahta kaşık ve bıçak sapı yapılmaktadır.

İlçe Merkezinde ise orak, çapa, keser, tahra, pulluk yapan demirciler vardır.

İlçemiz Adrasan Köyünde hasır dokunmaktadır. Köylüler bu işi ata mesleği olarak benimsediklerinden çok güzel eserler çıkarmaktadırlar. Hasır Adrasan Gölünde yetişen bir tür kamıştan yapılmaktadır. Kamışlar Ağustos ayı içinde biçilerek kurutulur.

hasır dokuma

Hasır tezgahı 1,80 x 3.00 metre ebatında bir düzenektir. Dokuma esnasında sık sık su serpilir.

BÜYÜKLER VE KÜÇÜKLERİN EĞLENCE OYUNLARI

Eskiden bilhassa uzun kış gecelerinde belli evlerde toplanan insanlar zekir oyunu oynarlardı.Bu oyun bir tepsinin üzerine kapatılan 9 fincan ile iki takım arasında oynanır.Takımlardan birisi fincanlardan birisinin altına küçük bir parça saklar karşı tarafta bu fincanı bulmaya çalışır. Ayrıca Dokulcun,Üçek gibi oyunlar halk arasında, gençler arasında çelik çomak,uzun eşek, birdirbir, çocuklar arasında körebe,göçek beştaş gibi oyunlar oynanırdı.